Skip to content
BUSINESS CLASS TOPLANTILARI
Haziran Ayı Konuğumuz T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan:

“Globalleşen Dünya Ekonomosinin Sprinteri Türkiye”

Zafer Çaðlayan

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan konuşmasına; kendisinin de ekonomi içinde üreten, istihdam yaratan sanayiciliği fiilen 27 yıl boyunca yaptığını belirterek başladı. Çağlayan kendisinin her zaman ülkesi ile ilgili neler yapabilirim arayışı içinde olduğunu ifade ederek sürdürdüğü konuşmasında “Hepimizin gördüğü ve yaşadığı ciddi bir dönüşüm sürecinden geçiyoruz. Toplumun her alanında; (sanayi, üniversite) yeni metodların oluştuğu bir süreci yaşıyoruz. 5-6 yıl öncesi ile mukayese yapacak olursak, Türkiye şu anda yaklaşık 120 milyar $ ihracaat yapabilen bir ülkedir. Otomotiv ihracaatında yakalamış olduğu rakamların yanısıra, kadın istihdamının en fazla yapıldığı tekstil sektörüdür. Türkiye’de ki ekonomik dinamiklerde çok önemli alanlar kat edildi. Elde edilmiş makro ekonomik istikrar, siyasi istikrar çok önemli bir yerdedir. Türkiye, her 24 saniyede bir aracın üretildiği, her 30 saniyede ürettiği aracın ihraç edildiği bir ülkedir. Dünyada bir otomobil üssü olma yolunda çok önemli bir yoldadır” dedi.

Zafer Çağlayan’ın globalleşen dünya ile paralel olarak ekonomimizin de değişim ve gelişim sürecinde olduğunu vurguladığı Business Class Toplantısı’nda; nitelikli eleman ve iş gücüne ihtiyaç duyulduğu günümüzde, eğitimin ve iş istihdamının önemi bir kez daha vurgulandı.

“Piyasanın serbestleşmesi son derece önemli yer almış. Türkiye artık bazı normların siyaset, bürokrasi ile yeni bir değişim-dönüşümün yaşandığı bir yerdir. Sanayide verimlilik artışında son beş sene de rekabetçi şartların gelişmesi, değişmesi, enflasyonun tek haneli rakamlara indirilmesi hızla bu süreci arttırmıştır”.diye sözlerine ekledi.

“Ben Sanayi Odası Başkanı olduğum dönemde bir strateji haritası olması gerektiği bir sanayi envanteri olmadığından şikayet ederdim. Bu konu ile ilgili çok önemli çalışmalar içindeyiz. Bütün Türkiye’nin EMAR’ını çekiyoruz. Nitelikli eleman konusunda problem yaşandığı kobilerinde problemlerine baktığımızda nitelikli eleman en başta geliyor. İstihdam konusunda her il, her iş istihdamı konusunda farklılıklar göstermektedir”. Diyen Zafer Çağlayan üniversiteyi çok zor şartlarda okuduğunu, üniversiteye hazırlık kursuna gidemediğini, İstanbul Üniversitesi’ne çok yüksek puanla girdiğini belirtti.
Üniversite mezunlarının iş bulamadığı, işsizlik probleminin çözülemediği günümüz Türkiye’sin de, istihdamla ilgili politikaların planlanmasının yapılması gerekmektedir.

“Maalesef meslek liselerinde teori ile pratiği birleştiremedik. Önümüzdeki dönem bunların planlanacağı dönemdir. Sanayii lokomotif sektörüdür. Öncelikli Sektördür. Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu dönem coğrafya, fiziki koşullarına bakarak, yeni teşvik sistemini bu model üstüne oturtacağız. Organize sanayi bölgelerine sadece sanayi değil, organize hayvancılık, organize seracılık gibi kümelenme çalışması yapacağız diyen Çağlayan, Türkiye’nin aslında çok önemli bir avantajı olduğunu 1 saatlik uçuş mesafesinde etrafımızda sanayi açısından gelişmiş ülkeler bulunduğunu dile getirdi.
“Bugün Türkiye bir günde şirketin kurulabildiği ender ülkelerden biridir. Sanayici eskiden en az on gününü bir garanti belgesi almak için verirdi. Özellikle ileri dönemde bürokrasinin azaltılması işlerimizi kolaylaştırdı.” dedi.

Sektörlerin ve iş istihdamının önemine değinen Çağlayan, “ Öyle sektörler var ki, en önemli özellikleri bir nevi istihdam özelliği olan firmalarımız acaba, Ukrayna’ya mı gitsin ya da Türkiye’nin geri kalmış yerlerine mi gitsin?...Bunun sonucunda Batıdan Doğuya göç olur demiştim. O zaman ricacı şimdi icracı konumundayım. Bölgesel askeri ücret Türkiye için iyi bir model olacaktır. Gelin biz ülkemizin geri kalmışlığını, Doğuyu, G. Doğu’yu geliştirelim. İstihdam envanteri yapıyoruz. Türkiye’nin işsizlik problemi, işsizliğin arzı ile talebinin çakışmamasından kaynaklanıyor. Üniversitelerimizde de bir planlama yapalım. Öyle bölümler var ki; o kişilerin iş bulması mümkün değil. Globalleşmede, yeni vizyonda böyle bir bölüm yok. Sanayi, Yazılım gibi sektörleride beraber içine alarak iş birliği yapmak gerekir. Üniversite bölümlerini ve meslek liselerini aynı şekilde buna göre yönlendirmek gerekir. Sincan Meslek Lisesi ile Organize Sitesini evlendirdik. Zeka ve el beceri testlerini İşkur’a yaptırdık. % 75’ini işe başlattık. Çocuklarımız haftanın iki günü eğitimde üç günü işte. Asgari ücretleri var. Bütün ihtiyaçları Eğitim Kurumu ve Organize Sanayi tarafından karşılanıyor. Böylece il istihdam kurumları taleplendiriliyor.” ifadesinde bulundu.

Sanayimizde istihdam ve engelli istihdamı konusunda her geçen gün ilerleme kaydettiğimiz ülkemizde, işyerlerinin yapısal ve hukuksal düzenlemeleri bu doğrultuda değişmektedir.

Çağlayan, “Üniversiteler Sanayicilerin parasına göz dikmiş, aman efendim bunlar birşey yapamaz gibi yanlış bir fikir içerisindeydim. Ama şimdi üniversitelerimizde o yetişmiş kapasitenin sanayimize eleman kazandırılmasında çok fazla yol katettiğini düşünüyorum. İstihdam politikasında özürlü istihdamı da önemli bir teşviktir. Bu konuda teşvik veren 11 kurum var. Önümüzdeki günlerde onaylanacak yeni bir kanun çalışmamız bulunmaktadır.”
ARGE’nin önemine değinen Zafer Çağlayan; “ İstanbul’da başlayacak olan “Bilişim Vadisi” konusunda çok büyük gelişmeler katedeceğiz. Ülkemiz çok önemli açılım yapacaktır. Biz proaktif davranmak zorundayız. Merkez Bankası kuruluş itibari hükümetle çekişecek bir durumda değildir. Ben her zaman Merkez Bankası’nın bağımsızlığından yanayım. Sözlerim yanlış anlaşıldı. Merkez Bankası’nın fiyat istikrarının sağlanması konusunda Merkez Bankası yetkilidir. Her görüşe saygı duyarım. Bizim firmalarımızı yabancılar satın aldı. Biz de yabancı firmaları satın aldık. Bir ülkenin Godiva, Grundig gibi bir devi satınalması çok önemlidir. Gece gündüz çalışarak neler yapabiliriz?, Amacımız rekabet gücünü mutlak kuvvette kazandırılması, sosyal güvenlikte yapılan reform, Türk Sanayi ve Türk İşletmelerinde rekabetin arttırılması Türk Sanayicileri dünya ile rekabet edebilir bir yere ulaştırmıştır. Bugün bir Koç’un Grundig gibi bir firmayı satın alması son derece önemli bir gelişmedir.” Dedi.

Dünyada küreselleşmenin, ekonomik sınırların kaldırıldığı bir dönemde yaşıyoruz. Giderek artan iş gücü yeni yeni iş sektörlerinin doğmasına yol açmaktadır.
“Türkiye hala sorunları olan bir ülkedir. Keşke olmasaydı. Ben de Bakan olarak 3-4 saatlik bir uyku uyumasaydım. Fakat, ne yapabiliriz? Nasıl faydalı olabiliriz diye gece gündüz çalışıyoruz. Ana malın Türkiye’ de üretilmesi, Arge Yasası, İstihdam Paketi, İş Gücü Maaliyetlerinin azaltılması gibi birçok planlamalar yapmakyız. Otomotiv açısından özellikle Türkiye’de çok önemli bir zamandayız. Üretim ve istihdam maliyetleri oldukça yüksektir. Gittikçe zorlanmaktadır. Avrupa’da bir kişiyi 8 saatten fazla çalıştıramazsınız.” Diyen Çağlayan, “ Ana problemimizin yerli tasarrufumuzun olmaması, cari açıkta en büyük etkenin petrol ve petrol fiyatlarının olmamasıdır. Bugün ülkemizde klima açıkken, kalorifer açıkken pencere açıktır. Devamlı uzayı ısıtırız veya soğuturuz. Diğer taraftan yalıtım konusunda gerekeni yapamadığımız için enerjinin çoğunu dışarıya veririz. Ampulden buzdolabına, bir fabrikadaki motorlara varıncaya kadar bir çalışma gerekir” ifadesinde bulundu.

Ekonominin ve iş gücünün öneminin arttığı günümüzde, planlamanın ve arge’nin önemi bir kez daha kanıtlandı.
 

Ana Sponsor



 

Medya Sponsorları